Merhabalar 🤗 Uzun zamandır buralara uğrayamadım.Yeni yılla birlikte yapmak istediklerimden biri de bloguma geri dönmekti. Birpembesever'in mimi ile güzel bir başlangıç yapmış olalım.Umarım bu yıl bol yazmalı bir yıl olur.😅Çünkü yazmayı çok özledim.😆
mim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
mim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
3 Ocak 2021 Pazar
12 Kasım 2019 Salı
MİM / Çocukluğuma Mektup
Yeni yaşıma sayılı günler kaldığından mıdır bilmem son zamanlarda zihnim geçmişteki ben ve şimdiki ben hakkında düşüncelerle doluydu. Derken birpembeseverin beni böyle bir mime etiketlediğini gördüm.
10 yaşındaki bana bir mektup yazacak olsaydıııım?
Acaba neler yazardım?
2 Mayıs 2019 Perşembe
Mim / Bahar
1.Bahar bir insan olsaydı onula aranız
nasıl olurdu?
Bahar bir insan
olsaydı; şen şakrak, enerji dolu, etrafına neşe şaçan bir insan olurdu herhalde.Bu
özellikler,tam da çevremdeki insanlarda olmasını istediğim özellikler
olduğu için, bence çok iyi anlaşırdık.
2. Şu ana kadar yaşadığınız hayatın
bahar kısmı hangi döneminiz? O dönemde neler yaşadınız?
Çocukluk dönemim
diyebilirim.Bahar benim için özgürlüğe atılan ilk adımı ve huzuru temsil
ediyor.Kendim olma yolundaki ilk adımlarım.Çocukken ne kadar kısıtlanıyormuş
gibi hissetsek de,bence en özgür olduğumuz dönemimiz bu dönem.
Zihnimizin,hayallerimizin sınırı yok.Her şey mümkün.
3. Bahar bir arkadaşınız olsaydı onun okumaya ihtiyacı olan kitabın ne olduğunu düşünürdünüz?
-
4. Size baharı anımsatan insanlar var mı çevreniz de? Varsa kimler?
Çok şükür ki var.
Muhabbetimizin sonrasında umutla dolduğum,yanında kasılmadığım
huzurlu hissettiğim kişiler bana baharı
anımsatır.Bunlardan birisi de birpembesever 💕
5. Bahar temalı bir yağlı boya tablo yapmak isteseniz resmin içinde olmazsa
olmazınız ne olurdu?
Bulutlar ve papatyalar.Rengarenk çiçekler.
6.Bahar yorgunluğu ile mücadele eder misin? Yoksa kendini baharın kollarına yorgunca bırakmayı mı tercih edersin?
Yaşım ilerledikçe sanırım mücadele
etmekten çok akışına bırakmaya başladım.Böylesi daha huzurlu.
7. Baharda gitmek istediğiniz coğrafya?
Tabi ki de sakura şehri Japonyaaa 🌸🌸🌸🌸🌸🏯
17 Şubat 2019 Pazar
10 Şubat 2019 Pazar
MIM / Hangisini tercih edersin?
Sevgili birpemebesever 'in beni mimlediği ‘Hangisini tercih
edersin?’ mimi. İşte benim cevaplarım 😊
27 Ağustos 2018 Pazartesi
Mİm / Kokteyl
1.Okuduğun en güzel kitap hangisi?
Ray Bradbury Fahrenheit
451 ve Halid Huseyni Uçurtma Avcısı. İkiside farklı açılardan beni çok
etkilemiştir.
2. Gelmiş geçmiş en duygu yüklü şarkı
hangisidir?
Eskilerden Exo Dont Go
,Yenilerden CBX Cry ve Exo Cosmic Railway
3. Etkisinden çıkamadığın defalarca
izlediğin bir film var mı?
Etkisinden çıkamamak değil ama çok sevdiğimden defalarca izlediğim filmler
var.
Spider Man ,Komşum Totoro ve Buz Devri
(Tüm seri ) Hala da gece gündüz ne zaman denk gelsem izlerim.
4. Bir renk olsan hangi renk olurdun?
Uçlarda yaşadığım için siyah ya da
beyaz.
5. Karşı cinste aradığın en önemli 3
özellik?
Sadakat,Saygı ,Biraz da çılgınlık.
6. En beğendiğin yabancı dizi hangisi?
Love Rain (Kore
Yapımı)
7. Gelmiş geçmiş en iyi Türk dizi
hangisi?
Uzun zamandır Türk dizisi izlemiyorum
ama eskileri düşünürsem Baba Candır güzeldi.
8. Bir yerden yüklü bir miktar para
kazansan o parayı ne yaparsın?
Sevdiğim herkesin tüm maddi
ihtiyaçlarını karşılardım.Daha sonra kalanıyla da dünyada görmek istediğim her
yeri gezerdim.
9. Aşk her şeyi affeder mi?
Her şeyi değil.
10. Evde yangın çıktı ve hemen çıkman
gerekiyor. Kendinle birlikte neyi çıkartırsın?
Aile üyelerimi.Eşya olarak da
telefonumu.
11. Şimdiye kadar yaptığın en büyük
çılgınlık nedir?
Aşık olmak.
12. En garip alışkanlığın nedir?
Garip bir alışkanlığım olduğunu
düşünmüyorum J
18 Temmuz 2018 Çarşamba
Mİm / İnsan Ne İle Yaşar ?
Yine ,sevgili Birpembesever 'in başlattığı bir mim ile geldim. İnsan ne ile yaşar?
Bende
Tuğçe gibi, öncelikle sevgi olmadan yaşayamayacağımızı düşünüyorum.Hem
sevebilmek hem de sevilmek.Hayatı anlamlı kılan
nokta bu bence. Değer verdiği hiçbir şey olmayan bir kişi düşünün. Kalbinde,sevgi
kırıntısı bile bulunmayan insanlar için hayat ne kadar anlamsızdır!
Diğer önemli kısım ise bence hayallerimiz.
Hayalleri olmalı bir insanın .İster hemen ulaşabilelim, ister engebeli yollar
sonunda ulaşabilelim.
Bence hayalleri olmayan bir insanın bedeni sadece
biyolojik döngüye ayak uydurur.Her gün uyumak yemek içmek gibi ihtiyaçlarını
karşıladıktan sonra derin bir boşluğa sürüklenir.Uyandığına değecek bir
amacı,veya onu uyanmaya itecek bir sebebi kalmamış olur.Oysa hayallerin uğruna
çaba sarf ettiğin bir gün,ne kadar yorucu olursa olsun ,gözlerini kapattığın
anda sana huzur olarak geri döner. Bu yüzden insan hayalleri var olduğu sürece
anlamlı bir hayat sürebilir.
Hayallerimiz ,çevremizdekilere
belki çok boş ve anlamsız geliyor olabilir.Ama siz hayallerinize tutunduğunuz da elde
etme ümidindeyken bile bu size mutluluk
veriyorsa; diğerlerinin ne dediğine tam da bu noktada kulak tıkamalı.
Önemli olan sensin.Bu senin hayatın.Sen mutluysan
sorun yok.Hayallerine tutun ve mutluluk seninle olsun🤗
18 Haziran 2018 Pazartesi
Mim / Kitaplar Kalbimden Vurur
Sevgili Tuğçe, beni yine güzel bir etkinlik için mimlemiş. Çok güzel
sorular varmış. İşte benim cevaplarım :)
1.Okumayı size sevdiren ne oldu?
Belirli bir olay yok aslında. Her kitabın, bambaşka dünyaya
açılan bir kapı olduğunu fark ettiğimden beri kitap okumayı seviyorum.
2.Hiç bir kitabı sayfalarını çevirerek biriyle okudunuz mu?
Hayır
okumadım.Ama düşününce ilginç bir deneyim olurmuş.
3.Yolculuğa giderken yanınıza kaç kitap alırsınız?
Genelde bir tane yeterli olur.Uzun süreli bir yolculuksa
e-kitaplar devreye girer.
4.Asla okumam dediğiniz kategori nedir?
Asla okumam demiyorum ama siyaset konulu kitaplar hiç bir
zaman önceliğim olmaz.
5. Kitapları renklerine göre mi, alfabeye göre mi sıralarsınız?
Yazarlarına
göre ayırırım.
6.Okurken size eşlik edecek bir hayvan ister miydiniz?
Tecrübe etmiş biri olarak kedi isterdim .Ama mümkünse uyuyorken. J Çünkü uyanıkken odaklanmak zor olabiliyor.Ya elin kolun ya da kitap sayfaları kedinin dişlerinden nasibini alıyor.Bir süre sonra kitap okumak,onunla oynamaya dönüşüyor.
25 Mayıs 2018 Cuma
Mİm / Ben Bunu Yazamam
İnsana biraz öz eleştiri yaptıran, biraz da kendine
olan farkındalığını arttıran bir soru.
‘Ben Ne yazabilirim?/ Ne yazamam?’
Bu soruyu üstüne uzun uzun düşünmeden cevaplayacağım.Aklıma ilk
gelen kelimelerimle.
‘ Ne
yazabilirim?’
Sorusuna cevabım, Bilim kurgu, fantastik macera içeren
her şey (kitaplar,filmler,kendi hayal dünyam, olmasını istediğim ütopik
dünyam vs.) hakkında. Bilim ve sanatla ilgili kıyısından köşesinden
ilgimi çeken her şey hakkında yazabilirim. Haa ne kadar okumaya değer olur
orasını bilmiyorum. J
Yazdıklarım bir yerde birilerinin ilgisini
uyandırabiliyor mu henüz emin değilim. Ancak şu sıralar bunu yapabilecek öz
güvene ve cesarete sahibim.Genel olarak sessiz bir yapım
vardır. Söyleyeceklerimi her zaman asgari kelimelerle dile getirmeyi
tercih ederim. Ama artık böyle olmak istemiyorum.Daha çok
konuşmak,düşüncelerimi,fikirlerimi yüksek sesle söylemek istiyorum.
Kelimeleriyle bana umut olan insanlar gibi bende bir gün birilerine
kelimelerimle umut olmak istiyorum.Bu yüzden yazmaya devam etmek istiyorum.
'Ne yazamam?'
Buna cevabım direkt, siyaset olacaktır.Siyasetten
gerçekten hoşlanmıyorum. Hele ki kendisiyle aynı görüşte değilsem bana kendi
doğrusunu kabul ettirmeye çalışan kişilerle konuşmaktan çarpı 100 kere
hoşlanmıyorum. Takip de etmediğim için uzun uzun siyaset parçalayacak bilgim de
yok zaten, bu yüzden asla siyaset hakkında yazamam.
Bir de duygusal yazılar yazamıyorum.
Duygularımı ifade edebilen kelimelerim;henüz düşüncelerim gibi,özgürlüğü
ellerine alamadılar. Onunda zamanı vardır elbet. Aslında şiir severim.Günümüz
facebook sözü tarzı şiirleri değil ama eskilerin Fuzuli'si ,Mevlana'sı, Yunus
Emre'sinin dili. Onlardaki o inceliği seviyorum. Az kelimeyle, çok söz söyleme
işi takdir edilesi gerçekten. O şiir dili yeteneğinin benim kalemimde de
olmasını isterdim.
Ben de sevgili birpemsever'i mimliyorum :) O neler yazacak merakla bekliyorum.
Ben de sevgili birpemsever'i mimliyorum :) O neler yazacak merakla bekliyorum.
14 Mayıs 2018 Pazartesi
MİM /ORTAK ÖYKÜ
Merhabalar
Berlin Berlin 'in başlatmış olduğu ortak öykü miminde bende bir öykü yazdım.Umarım beğenirsiniz. Beni mimleyen canım arkadaşım Birpembesever' e çok teşekkür ederim:)
Öykünün tamamı:
Hayallerimde babam bir kahramandı. Şöyle Superman gibi
kötülüklere baş kadıranlardan.Kesinlikle bir gün birisine yardım etmeye çalışırken
hayatını kaybetmiş olmalıydı.Hep böyle hayal etmiştim. Ancak bu ölüm yalanıyla
benim kahramanımı asıl şimdi öldürdüler.Gerçekten de babam benim düşündüğüm
gibi bir kahraman olmayabilir. Hatta tam tersi kahramanların savaştıkları kötü
adamlardan da olabilir.
Ne kadar aptalmışım
diye söylenirken,masanın üzerinde duran parıltılı ahşap sandığı fark ettim. Eve
geldiğimden beri orada mıydı emin değilim ama şu anda kesinlikle beni kendine
çekiyor, onu açmam için yalvarıyordu. Merak etme dürtüme yenik düşüp sandığı açmak için zorladım.Tabi
ki kilitliydi. Bir kaç denemeden sonra pes etmek üzereyken karşı duvardaki
aynada bir ışıltı gördüm.
Ne tür bir bir
masalın içindeydim.? Pamuk Prenses masalında mıydık ,Ayna ya bakıp: ’Ayna ayna
söyle bana var mı benden daha güzeli mi demem lazımdı?’ Neler oluyordu?
Aynaya yaklaştığımda
latin harfleriyle yazılmış bir yazı gördüm. Uzunca bir süre baktıktan sonra
yazının türkçe ama kelimelerin tersten
yazıldığını fark ettim.’Anahtar Sensin’ yazıyordu. ’Ah ne zekice ama !’ diye
düşündüm.Daha iyisi olabilirdi.
Ama bir dakika! Bu ne demekti? Anahtar ben miydim?
Kafamdaki bu sorularla sandığa bir kez daha
yaklaştım.Elimi, tozlarını silmek için sandığın üzerinde üç kez sağa sola
salladım. İnanmayacaksınız ama sandık üçüncü dokunuşumdan sonra açıldı.Hızlıca
kapağını açtım.İçinde birkaç deste mektup vardı.Bunlar annemden gelen mektuplardı.Bir
de fotoğraflar vardı.Benim fotoğraflarım.Annem
benim her anımın resimlerini göndermiş babama.İlk adımlarımı atarken,ilk
dişlerimin döküldüğü zamanlar,lise mezuniyet günümden kareler ve dahası...
Demek benden habersiz değildi.Her şeyi
biliyordu.Yine de benimle iletişim kurmadı.Bu kadar zaman bizi isteyerek yalnız
bırakmıştı. Zihnim bu düşüncelerle boğuşurken gözlerimden yaşlar çoktan akmaya
başlamıştı. Yine de bir yanım ‘Bu
resimleri neden saklamış o zaman?’diye soruyordu.Bir sebebi olmalıydı.Belki de gerçek
benim düşündüğüm gibi değildi.İçten içe öyle olmasını umuyordum.Bir açıklaması
olmalıydı.
Bir kaç dakika sonra kapıda ıslak
gözleriyle beni izleyen babamı ve Yusuf’u fark ettim. Delirmek üzereydim. Daha
fazla kendimi tutamayıp bağırmaya başladım.
Yusuf babama yaklaşıp; ’Baba, her
şeyi bilmek onun da hakkı.Neyle karşı
karşıya olduğunu önceden bilmesi daha
güvenli olur. ‘dedi.
Sonraki bir kaç dakika Yusuf’un ağzından çıkan ‘BABA’
kelimesi kulaklarımda çınlamaya devam etti.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)










