ortak öykü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ortak öykü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Mayıs 2018 Pazartesi

MİM /ORTAK ÖYKÜ


                                                            Merhabalar 

Berlin Berlin  'in başlatmış olduğu ortak öykü miminde bende bir öykü yazdım.Umarım beğenirsiniz. Beni mimleyen canım arkadaşım Birpembesever' e çok teşekkür ederim:)

                                                            Öykünün tamamı:





  Hayallerimde babam bir kahramandı. Şöyle Superman gibi kötülüklere baş kadıranlardan.Kesinlikle bir gün birisine yardım etmeye çalışırken hayatını kaybetmiş olmalıydı.Hep böyle hayal etmiştim. Ancak bu ölüm yalanıyla benim kahramanımı asıl şimdi öldürdüler.Gerçekten de babam benim düşündüğüm gibi bir kahraman olmayabilir. Hatta tam tersi kahramanların savaştıkları kötü adamlardan da olabilir.
  Ne kadar aptalmışım diye söylenirken,masanın üzerinde duran parıltılı ahşap sandığı fark ettim. Eve geldiğimden beri orada mıydı emin değilim ama şu anda kesinlikle beni kendine çekiyor, onu açmam için yalvarıyordu. Merak etme  dürtüme yenik düşüp sandığı açmak için zorladım.Tabi ki kilitliydi. Bir kaç denemeden sonra pes etmek üzereyken karşı duvardaki aynada bir ışıltı gördüm.
 Ne tür bir bir masalın içindeydim.? Pamuk Prenses masalında mıydık ,Ayna ya bakıp: ’Ayna ayna söyle bana var mı benden daha güzeli mi demem lazımdı?’ Neler oluyordu?
 Aynaya yaklaştığımda latin harfleriyle yazılmış bir yazı gördüm. Uzunca bir süre baktıktan sonra yazının türkçe ama  kelimelerin tersten yazıldığını fark ettim.’Anahtar Sensin’ yazıyordu. ’Ah ne zekice ama !’ diye düşündüm.Daha iyisi olabilirdi.
Ama bir dakika! Bu ne demekti? Anahtar ben miydim?
 Kafamdaki bu sorularla sandığa bir kez daha yaklaştım.Elimi, tozlarını silmek için sandığın üzerinde üç kez sağa sola salladım. İnanmayacaksınız ama sandık üçüncü dokunuşumdan sonra açıldı.Hızlıca kapağını açtım.İçinde birkaç deste mektup vardı.Bunlar annemden gelen mektuplardı.Bir de fotoğraflar vardı.Benim fotoğraflarım.Annem  benim her anımın resimlerini göndermiş babama.İlk adımlarımı atarken,ilk dişlerimin döküldüğü zamanlar,lise mezuniyet günümden kareler ve dahası...
 Demek benden habersiz değildi.Her şeyi biliyordu.Yine de benimle iletişim kurmadı.Bu kadar zaman bizi isteyerek yalnız bırakmıştı. Zihnim bu düşüncelerle boğuşurken gözlerimden yaşlar çoktan akmaya başlamıştı.  Yine de bir yanım ‘Bu resimleri neden saklamış o zaman?’diye soruyordu.Bir sebebi olmalıydı.Belki de gerçek benim düşündüğüm gibi değildi.İçten içe öyle olmasını umuyordum.Bir açıklaması olmalıydı. 
  Bir kaç dakika sonra kapıda ıslak gözleriyle beni izleyen babamı ve Yusuf’u fark ettim. Delirmek üzereydim. Daha fazla kendimi tutamayıp bağırmaya başladım.

Yusuf babama yaklaşıp; ’Baba, her şeyi  bilmek onun da hakkı.Neyle karşı karşıya olduğunu önceden bilmesi  daha güvenli olur. ‘dedi.
Sonraki bir kaç dakika Yusuf’un ağzından çıkan ‘BABA’ kelimesi kulaklarımda çınlamaya devam etti.



 

Çok Bulutlu'nun Günlüğü Template by Ipietoon Cute Blog Design