Kitap ismiyle
de bağlantılı olarak; 1999 -2026 yılları arasında yaşananları anlatan bir yıllık şeklinde oluşturulmuş.İnsanların
Mars'a gidip yerleşmesini ve oradaki
Marslılar ile etkileşimini konu alıyor.Toplamda birbiriyle bağlantılı 28 öyküden oluşuyor.Bir kaç yıl ara verilerek
yazılmış olduğu için bazı yerlerde kopukluklar yok değil ama yine her hikayenin
güzel bir mesajı var. İnsanların bencilliklerine, güzel olanı hırsları
yüzünden nasıl mahvettiklerine dikkat çekiyor.
Yani kitap,
bize yine bizi anlatıyor.İçimizde ki bitmez
tükenmez aç gözlülükle gittiğimiz her yeri yıkabileceğimizi,nasıl mahvedebileceğimizi
anlatıyor.
Marslıların,Dünyalıları uzaylı olarak görmesi de
güzel bir ironi olmuş. Bradbury, bu öyküleri 1949’lu yıllarda, henüz
insanoğlu aya adım bile atamamışken kurgulamış.Bu
durum da bana, bu nasıl bir zeka, nasıl bir öngörü diye düşündürüyor.Sanırım artık Ray Bradbury hayranı oldum ,diyebilirim.


