18 Temmuz 2018 Çarşamba

Mİm / İnsan Ne İle Yaşar ?




Yine ,sevgili Birpembesever 'in başlattığı bir mim ile geldim. İnsan ne ile yaşar?
  Bende Tuğçe gibi, öncelikle sevgi olmadan yaşayamayacağımızı düşünüyorum.Hem sevebilmek hem de sevilmek.Hayatı anlamlı kılan  nokta bu bence. Değer verdiği hiçbir şey olmayan bir kişi düşünün. Kalbinde,sevgi kırıntısı bile bulunmayan insanlar için hayat ne kadar anlamsızdır!
  
  Diğer önemli kısım ise bence hayallerimiz. Hayalleri olmalı bir insanın .İster hemen ulaşabilelim, ister engebeli yollar sonunda ulaşabilelim.
 Bence hayalleri olmayan bir insanın bedeni sadece biyolojik döngüye ayak uydurur.Her gün uyumak yemek içmek gibi ihtiyaçlarını karşıladıktan sonra derin bir boşluğa sürüklenir.Uyandığına değecek bir amacı,veya onu uyanmaya itecek bir sebebi kalmamış olur.Oysa hayallerin uğruna çaba sarf ettiğin bir gün,ne kadar yorucu olursa olsun ,gözlerini kapattığın anda sana huzur olarak geri döner. Bu yüzden insan hayalleri var olduğu sürece anlamlı bir hayat sürebilir.
  
  Hayallerimiz ,çevremizdekilere belki çok boş ve anlamsız geliyor olabilir.Ama siz hayallerinize tutunduğunuz da elde etme ümidindeyken  bile bu size mutluluk veriyorsa; diğerlerinin ne dediğine tam da bu noktada kulak tıkamalı.
 Önemli olan sensin.Bu senin hayatın.Sen mutluysan sorun yok.Hayallerine tutun ve mutluluk seninle olsun🤗

5 Temmuz 2018 Perşembe

I Can See Your Voıce 🎤 / Korea



 6 yarışmacı, jüri karşısında çeşitli aşamalarda performans sergiliyor.Sabit bir  jürinin karşısında her hafta değişen idol grupları ,jüri oluyor.Birbirlerini, yarışmacıların müzik kulağı olamayan veya yetenekli olan hakkında ikna etmeye çalışıyorlar.

   İlk aşamada yarışmacı iki kimliğe bürünüyor.Jüri ise yarışmacının hangi kimliğe daha uygun oduğunu dış görünüşünden analiz ederek bulmaya çalışıyor.Duruşundan bile yorum yaparak hangi kimliğe ait olduğunu bulmaya çalıyorlar.Mesela bir omuzu diğerine göre daha aşağıda ise, bu kişinin gitar çaldığını anlayıp yetenekli olarak seçiyorlar.


İkinci aşamada, yarışmacılar dudak senkronizasyonu sağlayarak playback yapmaya çalışıyor.Ekipten biri ile düet şeklinde playback yapılıyor ve hangisinin gerçekten o şarkıyı söylediğini, jüri bulmaya çalışıyor.

  Üçüncü aşamada ise;her yarışmacı  için sabit jüriden birisi savunma yapıyor.Savunmacılar,yarışmacıların müzik kulağı olmasa ya da yetenekli vokalistler olsada , yetenekli olduğuna dair konuk jüriyi ikna etmeye çalışıyor.Sonuç olarak konuk jüri,
müzik kulağı olmadığını düşündükleri yarışmacıları eleyerek  son kalan kişi ile düet yapıyor ve o kişi kazanmış oluyor. Bu kişi müzik kulağı olmayan biri olsa da😊

  Benim bu programa  ilgimi çeken video buydu. ‘Dış görünüşe aldanılmamalı ‘nın ispatı. 😊

                                       

 Bizde ki O Ses Türkiye gibi bir çok ülkede yayınlanan bir program aslında.Ben Kore versiyonunu izlemeye başladım. Kore de 5 sezondur yayınlanıyormuş. Ancak her bölümün türkçe alt yazısı yok.😐

 Açıkcası gözlem yeteneğinizi geliştirecek bir program.İzlerken sizde analiz yapıyor onlar gibi yetenekliyi bulmaya çalışıyorsunuz.Bazen o kadar inandırıcı oluyorlar ki nasıl ya nasıl yetenekli olamaz bu yarışmacı dedirtiyor.Lafın özü, eğlenceli bulduğum bu programı sizlerle de paylaşmak istedim😊

                                       

                                       

                                       
   

18 Haziran 2018 Pazartesi

Mim / Kitaplar Kalbimden Vurur

Sevgili Tuğçe, beni yine güzel bir etkinlik için mimlemiş. Çok güzel sorular varmış. İşte benim cevaplarım :)

1.Okumayı size sevdiren  ne oldu?

Belirli bir olay yok aslında. Her kitabın, bambaşka dünyaya açılan bir kapı olduğunu fark ettiğimden beri kitap okumayı seviyorum.

2.Hiç bir kitabı sayfalarını çevirerek biriyle okudunuz mu?

Hayır okumadım.Ama düşününce ilginç bir deneyim olurmuş.

3.Yolculuğa giderken yanınıza kaç kitap alırsınız?

Genelde bir tane yeterli olur.Uzun süreli bir yolculuksa e-kitaplar devreye girer.

4.Asla okumam dediğiniz kategori nedir?

Asla okumam demiyorum ama siyaset konulu kitaplar hiç bir zaman önceliğim olmaz.

5. Kitapları renklerine göre mi, alfabeye göre mi sıralarsınız?

Yazarlarına göre ayırırım.

6.Okurken size eşlik edecek bir hayvan ister miydiniz?

Tecrübe etmiş biri olarak kedi isterdim .Ama mümkünse uyuyorken. J Çünkü uyanıkken odaklanmak zor olabiliyor.Ya elin kolun ya da kitap sayfaları kedinin dişlerinden nasibini alıyor.Bir süre sonra  kitap okumak,onunla oynamaya dönüşüyor.

15 Haziran 2018 Cuma

Hayırlı Bayramlar ☁️



   Ramazan Bayramı Arapça'da 'İyd-ül fıtr' olarak geçiyormuş. 'Fıtr'ın kelime anlamı iftar demek.Yani Ramazan Bayramı aslında İftar Bayramı anlamına geliyor.
  Orucun bitmesi gibi bir anlamı temsil ediyormuş.Nasıl ki her günün sonunda orucun açıldığı zamana iftar deniliyorsa tamamının bitme zamanına da iftar denilmesi mantıklı bence.Bayram günleri,Allah-u Teala’nın Ümmet -i Muhammed ‘e bir hediyesi.Bu hediyeyi hakkıyla değerlendirmek ümidiyle 😊

☁️Hepimizin İftar Bayramı Mübarek olsun☁️

13 Haziran 2018 Çarşamba

The Garden of Words/ Anime Film

                                                 

                                                           Japonca adı:  Kotonoha No Niwa 

Takao, insanlarla pek fazla iletişim kurmayan içine kapanık bir çocuktur. Hobi olarak ayakkabı tasarımı yapmaktadır.Japon bahçe stili ayakkabılar dikmektedir. 

Yağmurlu bir günde okulu asıp parka gider.Burada kendinden yaşça büyük Yukino adlı bir kadınla tanışır. Bir  süre sonra yağmurlu günlerde burada karşılaşmaya başlarlar. Takao, Yukıno’yu düşünerek ona bir ayakkabı tasarlamaya başlar.Zamanla yakınlaşırlar.Ancak yağmur sezonu sona erdiğinde,ikilinin yolları ayrılır.Bir süre sonra hiç beklemedikleri bir durumda yolları tekrar kesişir.

Ray Bradbury / Mars Yıllıkları


Kitap ismiyle de bağlantılı olarak; 1999 -2026 yılları arasında yaşananları anlatan  bir yıllık şeklinde oluşturulmuş.İnsanların Mars'a gidip yerleşmesini  ve oradaki Marslılar ile etkileşimini konu alıyor.Toplamda birbiriyle bağlantılı   28 öyküden oluşuyor.Bir kaç yıl ara verilerek yazılmış olduğu için bazı yerlerde kopukluklar yok değil ama yine her  hikayenin  güzel bir mesajı var. İnsanların bencilliklerine, güzel olanı hırsları yüzünden nasıl mahvettiklerine dikkat çekiyor.
Yani kitap, bize yine bizi anlatıyor.İçimizde ki  bitmez tükenmez aç gözlülükle gittiğimiz her yeri yıkabileceğimizi,nasıl mahvedebileceğimizi anlatıyor.
 Marslıların,Dünyalıları uzaylı olarak görmesi de güzel bir ironi olmuş. Bradbury, bu öyküleri 1949’lu yıllarda, henüz insanoğlu  aya adım bile atamamışken kurgulamış.Bu durum da bana, bu nasıl bir zeka, nasıl bir öngörü diye düşündürüyor.Sanırım artık  Ray Bradbury hayranı oldum ,diyebilirim.       

2 Haziran 2018 Cumartesi

Marıe Lu / Warcross-Bir Sanal Gerçeklik Oyunu


 
  Hideo Tanaka NöroLink isimli bir sanal gerçeklik gözlüğü icat etmiştir.İnsanlar  bu gözlüğü taktıkları anda Warcross adındaki sanal bir dünyanın bir parçası oluyorlar.İstedikleri karakterle bürünüp özgürce dolaşabiliyorlar.
Emika Chen ise,çok yetenekli bir hackerdir.Parasal sıkıntılar ile boğuşurken ödül avcılığı yapmaktadır.Devletin karşılığında para ödülü verdiği bu iş; yasadışı olarak bahis oynayan Warcross oyuncularını yakalamaktır.  
  Oyunda Warcross Şampiyonası denilen bir tür turnuva vardır.Warcross oyuncuları takımlar halinde birbirlerine karşı yarışırlar.Amaç karşı takımın cevherini ele geçirmektir.Şampiyonanın açılış oyununda beklenmedik bir olay olur.Emika, değerli bir güçlendiriciyi çalıp satmak için illegal yolllarla oyunu hackler ve oyuna sızar.İşler yolunda gitmez ve kimliği açığa çıkar. Bir anda tüm dünyanın konuştuğu isim olur.Bu olay sonrası oyun kurucusu Hideo ,Emika’ya ulaşıp ona reddemeyeceği bir teklif sunar.Emika’ya oyundaki güvenlik sorununu çözmek için  şampiyonaya ajanı olarak katılmasını teklif eder.Emika bir çaylak olarak şampiyonaya katılır.Kendisini usta oyuncularla birlikte Warcross mücadelesinde bulur. Ancak  artık mesele para veya oyunu kazanmaktan çok daha fazlasıdır.Bir taraftan Warcross’u yok etmek isteyenlere karşı Hideo’ya ajanlık yaparken,bir taraftan da Hideo ile ilgili gerçeklerle yüzleşir.
  Kitabı okumayan kalmamıştır herhalde. Nedenini  bilmiyorum ama çok fazla popülerken bir kitabı okumaya elim gitmiyor.Mesela iyi olduğunu düşündüğüm yazarların kıyıda köşede kalmış kitaplarını,okumayı daha çok seviyorum.Öylesi,sanki herkes fark etmemiş de tek ben fark etmişim,bir hazine bulmuşum gibi hissettiriyor.Her neyse o yüzden,yeni okudum bu kitabı.

  Sürükleyici ,müthiş bir kurgu olmuş.Böylesi bir evreni kurgulamak zeka işi bence. Gerçek dünyada oluşturduğu kurgu yanında sanal dünyada ki kurguda çok iyi,hiçbir tutarsızlık hissettirmiyor. Zaten Marie Lu yazar olmadan önce video oyunları geliştiriyormuş.Yani bu konularda teknik bilgisi de var.

  Günümüz teknolojisinde, VR  gözlükleriyle oynanan oyunlar zaten mevcut.Belki beni heyecanlandıran kurgunun gerçekleşmeyecek bir durum olmaması 
olabilir.Gelecekte kendimizi böyle bir kurguda bulmamız o kadar 
da ütopik değil bence.

 Kitabın beni etkileyen bir diğer yanı da kötü karakterlerin içindeki İyilik oldu. Aslında o kadar da kötü değillermiş ya her şeyin bir sebebi varmış diye düşündürmesi. Hideo’nun gerçekleriyle güzel bir ters köşe yapmış.Sonunda kötü olarak düşündürdüğü karaktere bile sempati  duymamıza olanak sağlıyor.Seri kitap olduğu için baş karakteri müthiş bir ikilemde bıraktığı yerde kitabı noktalamış.Bizi de merak duygumuzla  baş başa bırakmış.İkinci kitabı sabırsızlıkla bekliyorum.2018 ‘in ikinci yarısında yayınlanacak deniliyor. Kitabı geç okumam bu yönden bir avantaj oldu.Bekleme sürem daha az olacak. J
 Marie Lu’nun okuduğum ilk kitabı oldu.Warcross ile iyi bir yazarla da tanışmış oldum.

                                                ALINTILAR

Avım için uzun süre beklemem gerektiği zamanlar içinse kitap taşıyordum. Şarjımı bitirmeyen bir eğlence daima çantada taşınmaya değerdi.’ 

‘Ölümün, şimdiki zamanla geleceğiniz arasında dikkatlice çizdiğiniz bütün çizgileri kesip atma gibi bir huyu vardı.’ 

‘Birileri bilim gerçeği yapana dek her şey bir bilim kurgu efsanesidir.’

‘Herkes dünya barışını sözde destekler gibi görünür," dedi Hideo. "Kendilerini iyi göstermek için anlamsız sorulara hoş bir cevap olarak kullanırlar bunu.’ 
 

Çok Bulutlu'nun Günlüğü Template by Ipietoon Cute Blog Design